Akreditif Ödeme Yöntemi

Akreditif ödeme yöntemi ihracatçı için peşin ödemeden sonra en güvenli ödeme yöntemidir. İthalatçı açısından bakıldığında ise peşin ödemeden daha güvenli olan bir yöntemdir. Akreditif şarta bağlı bir ödeme yöntemidir. Akreditif altında ödeme almanın şartı ise uygun evrak ibrazı yapmaktır. Vadeli ve görüldüğünde akreditif olarak ikiye ayrılır.

Uygun evrak ibrazına karar verecek olan kurumlar ise bankalar olup, evrak değerlendirmesi yapacak nihai banka ise amir bankadır. Ancak yine bu istenen evraklar ithalatçı tarafından hazırlanarak amir bankaya bildirilir ve lehtar banka üzerinden ihracatçıdan bu evraklar talep edilir.

 Eğer ihracatçı bir firma uygun evrak ibraz edemez ise bu durumda bankalar rezerv bildirimi yapmakta ve ödeme ile ilgili tüm sorumluluktan kurtulmaktadırlar. Rezerv bildirimi; amir bankanın ve ithalatçı firmanın talep ettiği evraklardan biri ya da bir kaçının eksik olmasından kaynaklanır. Bu noktadan sonra ise ödeme akreditiften çıkıp, vesaik mukabili ödemeye dönüşmektedir. Ancak bu durum sizleri korkutmasın. İhracatçının amacı iyi ve kaliteli ürünü uluslararası pazarlama ve hukuk kurallarına uygun bir şekilde ithalatçıya ulaştırmak ise ve aynı zamanda ithalatçının amacı gerçekten ticaret yaparak bu ürünü ihtiyacına binaen satın almak ise rezerv bildirimini kabul edece ve ödemenin ihracatçıya yapılmasına razı gelecektir. Türkiye’de ve dünyada her 10 akreditiften 8 tanesinin rezerv yediği bilgisi de mevcuttur. Bu bankaların sorumluluğu üstlerinden tamamen atmaya yönelik yapmış oldukları tutumun sonucudur. Teyitli akreditif bu bağlamda önemini kaybeder. Rezerv yiyen akreditif de teyit düşer.

İhracatçının riski ise banka harici bir kanaldan evrakların müşteriye iletilmesi ve malların müşteriye teslim edilmesi koşullarında bir kat daha artmaktadır. Bu sebeple her ne olursa olsun özellikle 3. Dünya ülkelerine hiçbir evrakın özellikle konşimentoların görüntüsü dahil gönderilmemelidir. Tüm evraklar banka üzerinden alıcıya iletilmeli, bankadan kontrolü sağlanarak sürekli iletişim halinde kalınarak rezervin kabulü sağlanmalıdır.

Pek çok ülkedeki ithalatçı firmanın ise rezervli evrak durumunda evrakları hemen kabul etmedikleri, rezervli evrakları kabul etmek için çeşitli bahaneler öne sürerek ilave indirim peşinde koştukları görülmektedir.

Hatta bazı durumlarda rezerv sonrasında ödemenin hiç gelmemesi ve bunun neticesinde ihracatçıların çok büyük zararlara uğradıkları yaşanan tecrübelerle sabittir. Bu yüzden naçizane tavsiyemiz; ödemenin minimum %10 kısmının peşin kalan bedelin ise LC at Sight olarak ödenmesi için alıcının ikna edilmesidir. %10 olarak peşinen ödenen kısım ile akreditif iptal olursa iki taraflı navlun(gidiş/geliş) ve ardiye masrafları karşılanarak zarar minimuma indirilebilir.

Tüm bu vermiş olduğum bilgiler ışığında akreditifin güvenilir bir ödeme aracı olup olmadığı konusundaki soruya bunun tamamen ihracatçı veya ithalatçı firmaların akreditif konusundaki bilgileri ile doğru orantılı olduğu şeklinde cevap verebiliriz.

Eğer akreditif konusunda bilgi sahibi iseniz; ne yaptığınızı biliyor iseniz akreditif sizi koruyacaktır.

Aksi halde akreditif ödemeye güvenerek yetersiz bilgi ile yapacağınız işlemlerde ciddi sıkıntılar yaşamanız doğaldır.

Bu durum akreditifin güvensiz bir ödeme yöntemi olmasından değil, sizin bu ödeme aracını kullanamamanızdan kaynaklanmaktadır.


                                                                                                               DIŞ TİCARET UZMANI

                                                                                                                   Çağatay EKİNCİ

 

Akreditif Ödeme Yöntemi
TÜM BLOG YAZILARI

İLETİŞİM

WHATSAPP